25 Mayıs 2014 Pazar

23 Mayıs 2014 Cuma

Son Cengiz Aydın “Haddimden Bildiriyorum” un çıkış tarihi 2 Haziran.

“İstediğin yalanın göbeğinde uyu. Dilediğin bulmacanın içine gizlen. Sonra çık ortaya yüzüme tükür! İnan ki umurumda değil; benim aşktan anladığım sensin.
Dilimde tüy biter, çilek yetişir, ağaçlar çiçek açar, gün gelir sen bitersin ama kulakların duvar; duymaz sevişlerimi.
O kadar kal hakkım var ki sende; gel gel ödeyemezsin.”

22 Mayıs 2014 Perşembe

"Son Cengiz Aydın / Haddimden Bildiriyorum" çok yakında tüm kitabevlerinde

İlk kitabım “Aşk buralara NAH uğrar”ın ardından uzun zaman geçti dostlar... Hayata dair ne varsa yaşamaya ve yazmaya devam ettim. Şimdi yazdıklarımı okutma vakti. Şimdi okuyup düşünme, düşündükçe delirme vakti. Yeni kitabım “HADDİMDEN BİLDİRİYORUM” çok yakında Tüm D&R mağazaları ve kitabevlerinde... Agresifçe istemeye hazır olunuz.

20 Kasım 2013 Çarşamba

Maria’nın ruhumdaki izdüşümü

ahh maria; gözlerimde söndürdüğün sigaraların acısını yeni hissettim. otel kapılarından kovulmalarımız şimdi komik geldi ve acelesi olmayan öpüşmelerimizin tadına yeni vardım.dudaklarında damıtıp kulaklarıma yolladığın rafine cümlelerin kışkırtıcılığı tekrar vücut buldu bedenimde.

24 Eylül 2013 Salı

Hükmen yeniğiz başlama vuruşum.

Sen kalbini savunuyordun, ben aklına atak üstüne ataktım. Dar alanda kısa paslaşmalarla birbirimizi kazanmaya uğraşıyorduk. Tatil edilen bir derbi gibi yarım kaldı hevesimiz... Hükmen yeniğiz başlama vuruşum. Bir daha karşılaşırsak lütfen gol olalım. Gömlek cebinde deprem taşıyan adamlar her şeyi hisseder ve unutma ki her yeni gün mutluluk için yeni bir şans değildir. Bu pembe bir örtülü ödenektir... Ama pembe orospudur ödemez.

2 Eylül 2013 Pazartesi

Kaza sonrası atılan ilk çığlık

Aslında birbirimizi o kadar iyi anlamıyoruz ki, boşa giden konuş(ama)malarımızdan bir kitap çıkarsak, yok satar… Benim tüm sağır deşeleyişlerim senin paronayak kalbine çarpıyor. Emin olduğumuz tek şey eminsizliğimiz. Kaç defa açık kalan kalp kapakçıklarımızdan firar edip, çöplerden topladık sevişlerimizi.

Aynı yatakta çırılçıplak tene dokunmadan seyretmeyi sevmek değil miydi aşk… Şimdi söyle bana; kaç kişi diz kapaklarını sevdi, kaç kişi ayak izlerini ve kaç kişi avuç içini… Odalarında kaç niyeti belliyi daha misafir edeceksin? Kaç ısırığa daha tahammülün var? Kaç ısırıklık daha canın kaldı?

Saatim geri zekama beş var

Orta yolunu asla bulamadığım, hep patika kaldığım yaşam serüvenim de, saatim her daim geri zekama beş var,  her daim birşeylere geri durmuşluk, geç kalmışlık var. Aklımı vuran, ezen, aşağılayan, hiçlik savuran, savurdukça savrulduğum cümleler ağzından fışkırdıkça, inadına umut etmeyi öğrendim, ehlileştim, tamamlandım.

Sigaramın dumanı ciğerlerimi döverken, hüzün gözlerini düşünmeyi seveli ne çok olmuş, ne çok olmuş siyanürlü aşklar paçalarımdan akalı ve bulalı seni.